Özellikle nakit akışı bozulan, vergi borçlarını tek seferde ödemekte zorlanan veya mevcut taksit planını sürdürmekte güçlük çeken KOBİ’ler açısından düzenleme önemli bir finansal rahatlama sağlayabilir.
Ancak kamuoyunda “yeni vergi affı” veya “yapılandırma yasası” olarak anılan bu uygulama, klasik anlamda bir vergi affı değildir. Borçların ana parası, vergi cezaları veya gecikme zamları otomatik olarak silinmemektedir. Düzenleme, mevcut borçların daha uzun vadede ve daha düşük tecil faiziyle ödenmesine imkân sağlamaktadır.
Yeni Vergi Yapılandırması Neleri Kapsıyor?
7582 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un tecil hükümlerinde önemli değişiklikler yapıldı.
Daha önce en fazla 36 ay olan tecil ve taksitlendirme süresi 72 aya çıkarıldı. Ardından yapılan düzenlemeyle teminat gösterilmeden taksitlendirilebilecek kamu borcu sınırı 10 milyon TL’ye yükseltildi.
16 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği ile de belirli şartları taşıyan vergi borçlarının yıllık yüzde 29 tecil faiziyle taksitlendirilmesine yönelik uygulamanın ayrıntıları açıklandı.
Yeni düzenlemenin öne çıkan avantajları şunlardır:
Vergi borçları 72 aya kadar taksitlendirilebilecek.
Yıllık tecil faizi yüzde 39 yerine yüzde 29 olacak.
10 milyon TL’ye kadar olan borçlar için teminat aranmayacak.
Mevcut tecil planı devam eden mükellefler de yeni imkânlardan yararlanabilecek.
Borcun belirli bir kısmının ödenmesi halinde borç durum belgesinde kolaylık sağlanabilecek.
Başvurular İçin Son Tarih Ne Zaman?
Yeni tecil ve taksitlendirme imkânından yararlanmak isteyen mükelleflerin en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuruda bulunması gerekiyor.
Süresi içinde yapılmayan başvurular, yeni düzenlemenin sağladığı yüzde 29 faiz ve özel taksitlendirme şartları kapsamında değerlendirilmeyecek.
Başvurular şu kanallar üzerinden yapılabilecek:
Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi
Dijital Vergi Dairesi
e-Devlet
Borcun bulunduğu vergi dairesi
Diğer vergi daireleri aracılığıyla
Posta yoluyla
Birden fazla vergi dairesine borcu bulunan işletmelerin her vergi dairesi için ayrı başvuru yapması gerekiyor.
Elektronik ortamda yapılan müracaatlarda başvurunun gerçekleştirildiği tarih esas alınırken, taahhütlü posta veya APS ile yapılan başvurularda evrakın postaya verildiği tarih başvuru tarihi kabul ediliyor.
Hangi Tarihe Kadar Olan Borçlar Kapsamda?
Düzenleme, 5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 16 Haziran 2026 tarihine kadar ödenmemiş olan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından tahsil edilen kamu alacaklarını kapsıyor.
Başka bir ifadeyle, vadesi 5 Haziran 2026 tarihinden sonra olan borçlar bu özel tecil düzenlemesinden yararlanamayacak.
Bununla birlikte kapsam dışında kalan başvuruların, 6183 sayılı Kanun’un genel tecil hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmesi mümkün olabilecek.
Hangi Vergi Borçları Kapsama Giriyor?
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tahsil edilen ve kapsam dışında bırakılmayan birçok kamu borcu için başvuru yapılabilir.
Bunlar arasında genel olarak şu borçlar bulunabilir:
Gelir vergisi
Kurumlar vergisi
Gelir stopaj vergisi
Katma Değer Vergisi
Damga vergisi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Trafik idari para cezaları
Karayolu geçiş ücretleri ve cezaları
Vergi ziyaı cezaları
Gecikme faizleri ve gecikme zamları
Vergi dairesi tarafından takip edilen diğer bazı kamu alacakları
Ancak her borç türüne aynı taksit süresi uygulanmayacak. Borcun niteliği, mükellefin mali durumu ve hukuki statüsü taksit sayısının belirlenmesinde etkili olacak.
Hangi Borçlar Düzenleme Kapsamında Değil?
Bazı vergi ve kamu borçları özel olarak kapsam dışında bırakıldı.
Bunlar arasında:
Özel Tüketim Vergisi,
2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi,
Bu vergilere bağlı vergi ziyaı cezaları,
İlgili gecikme faizleri ve gecikme zamları,
Bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergileri
bulunuyor.
Bu nedenle işletmelerin başvuru yapmadan önce borç dökümlerini incelemesi ve hangi borçların kapsama girdiğini mali müşavirleri veya bağlı oldukları vergi dairesiyle birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.
Her Mükellefe 72 Ay Taksit Verilecek mi?
Düzenlemede 72 ay, uygulanabilecek en uzun taksit süresidir. Her mükellefin borcu otomatik olarak 72 aya bölünmeyecek.
Taksit sayısı belirlenirken özellikle işletmenin likidite oranı ve ödeme gücü değerlendirilecek.
Bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan faal mükelleflerde genel olarak şu kriterler uygulanacak:
Likidite oranı 0,50 veya üzerindeyse 36 eşit taksit,
Likidite oranı 0,50’den küçük ve 0,30’dan büyükse 48 eşit taksit,
Likidite oranı 0,30 veya daha düşükse 72 eşit taksit.
Bunun dışında kalan borçluların borçları genel olarak 48 eşit taksitte ödenebilecek.
Mükellefler, kendilerine tanınan azami taksit sayısından daha az taksit tercih edebilecek. Borcun daha kısa sürede ödenmesi, toplam tecil faizinin de daha düşük olmasını sağlayabilir.
KDV Borçları Kaç Taksitte Ödenecek?
Katma Değer Vergisi borçlarında daha kısa bir ödeme süresi uygulanacak.
KDV ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi borçları ile bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları en fazla 12 eşit taksitte ödenebilecek.
Örneğin bir işletmenin hem stopaj hem de KDV borcu bulunuyorsa stopaj borcu mali durumuna göre 72 aya kadar taksitlendirilebilirken, KDV borcu 12 taksitte ödenmek zorunda olacak.
Dolayısıyla işletmenin toplam borcu tek bir taksit sayısına göre değil, borç türlerine göre farklı ödeme planlarına ayrılabilir.
Tecil Faizi Nasıl Hesaplanacak?
Yeni düzenleme kapsamında tecil edilen borçlara yıllık yüzde 29 oranında tecil faizi uygulanacak.
Ancak bu oran, borcun tamamına tek seferde yüzde 29 eklenmesi şeklinde hesaplanmıyor. Toplam borç taksit sayısına bölünüyor ve her bir taksite başvuru tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süreye göre faiz uygulanıyor.
Taksitlerin vadesinden önce ödenmesi mümkün. Erken ödeme yapılması halinde tecil faizi gerçek ödeme tarihine göre hesaplanacağı için işletmenin toplam finansman maliyeti azalabilir.
Borçların asıllarına, vade tarihinden tecil başvuru tarihine kadar geçen dönem için gecikme zammı hesaplanmaya devam edecek. Yüzde 29 oranındaki tecil faizi ise başvurudan sonraki taksitlendirme dönemi için uygulanacak.
10 Milyon TL’ye Kadar Teminat Aranmayacak
Yeni düzenlemenin işletmeler açısından en dikkat çekici yönlerinden biri teminat sınırının yükseltilmesi oldu.
Toplam kamu borcu 10 milyon TL veya daha düşük olan mükelleflerden tecil işlemi sırasında teminat istenmeyecek.
Borç 10 milyon TL’yi aşıyorsa yalnızca aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi gerekecek.
Örneğin toplam borcu 14 milyon TL olan bir işletmede 10 milyon TL’lik bölüm için teminat aranmayacak. Kalan 4 milyon TL’nin yarısı olan 2 milyon TL için teminat gösterilmesi gerekecek.
Teminat olarak mevzuatta kabul edilen taşınmazlar, banka teminat mektupları, sigorta şirketleri tarafından verilen kefalet senetleri veya diğer ekonomik değerler kullanılabilir.
Taksitlerden Biri Ödenmezse Yapılandırma Bozulur mu?
Taksitlerin süresinde ve eksiksiz ödenmesi gerekiyor. Normal şartlarda bir taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi tecil ihlali anlamına geliyor.
Bununla birlikte mükelleflere sınırlı bir esneklik tanındı. Bir takvim yılı içinde en fazla iki taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi, tek başına tecilin bozulmasına neden olmayacak.
Ödenmeyen veya eksik ödenen taksidin, takip eden taksitin ödeme süresi içinde hesaplanacak tecil faiziyle birlikte kapatılması gerekiyor.
Bu şart yerine getirilmezse tecil bozulacak ve kalan kamu borçları için cebri takip işlemleri yeniden başlayabilecek.
Mevcut Taksitlendirmesi Olanlar Yararlanabilir mi?
16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla daha önce tecil edilmiş ve ödeme planına uygun şekilde ödenmeye devam eden borçlara, bu tarihten sonraki dönem için yıllık yüzde 29 tecil faizi uygulanacak.
Mevcut ödeme planını yeni taksit sürelerine göre yeniden düzenlemek isteyen mükelleflerin ise 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuru yapması gerekiyor.
Böylece daha önce 36 ay veya daha kısa süreyle taksitlendirme yapan bazı mükellefler, kalan borçlarını mali durumlarına göre daha uzun vadeye yayma fırsatı elde edebilecek.
Ancak özel yapılandırma kanunları kapsamında taksitlendirilmiş ve henüz bozulmamış yapılandırma dosyalarındaki ödenmemiş taksitler, bu düzenleme kapsamında yeniden tecil edilemeyecek.
Borcu Yoktur Yazısı Alınabilecek mi?
Tecil edilen borcun, borç durumunu gösteren belgede yer almaması için tecil edilen borç tutarının faiz hariç en az yüzde 10’unun ödenmiş olması gerekiyor.
Örneğin 1 milyon TL vergi borcu taksitlendirilen bir işletmenin, tecil faizleri hariç en az 100 bin TL ödeme yapması halinde, gerekli diğer şartları da karşılaması koşuluyla borç durum belgesi bakımından kolaylık sağlanabilecek.
Bu uygulama özellikle kamu ihalelerine katılan, teşvik başvurusu yapan veya finans kuruluşlarından kredi kullanmak isteyen işletmeler açısından önem taşıyor.
KOBİ’ler Başvuru Öncesinde Nelere Dikkat Etmeli?
Yeni düzenleme, ödeme güçlüğü yaşayan işletmeler için önemli bir fırsat sunsa da başvuru öncesinde gerçekçi bir nakit akış planı hazırlanması gerekiyor.
İşletmelerin öncelikle:
Vergi dairesine olan tüm borçlarını çıkarması,
Kapsama giren ve girmeyen borçları ayırması,
KDV gibi kısa vadede ödenmesi gereken borçları ayrıca değerlendirmesi,
Aylık ödeme kapasitesini hesaplaması,
Likidite oranını mali müşaviriyle birlikte belirlemesi,
Teminat gerekip gerekmediğini kontrol etmesi,
Ödeme planını işletmenin gelir dönemlerine göre oluşturması
yararlı olacaktır.
Daha uzun taksit süresi aylık ödemeleri düşürse de toplam faiz maliyetini yükseltebilir. Bu nedenle işletmenin ödeme gücü bulunuyorsa mümkün olan en kısa ve sürdürülebilir vadenin seçilmesi daha avantajlı olabilir.
Vergi Affı Değil, Uzun Vadeli Ödeme Kolaylığı
Yeni düzenleme borçları veya vergi cezalarını tamamen ortadan kaldıran bir af niteliğinde değil. Ana para, gecikme zamları ve diğer ferî alacaklar belirlenen esaslara göre hesaplanmaya devam ediyor.
Buna karşılık 72 aya kadar vade, yüzde 29 tecil faizi ve 10 milyon TL’ye kadar teminatsız başvuru imkânı, ödeme güçlüğü yaşayan işletmeler için önemli bir finansal planlama fırsatı sunuyor.
Düzenlemeden yararlanmak isteyen KOBİ’lerin 31 Ağustos 2026 tarihini beklemeden borç durumlarını incelemeleri, mali müşavirleriyle birlikte ödeme kapasitelerini hesaplamaları ve başvurularını zamanında tamamlamaları gerekiyor.
Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İşletmelerin mali yapısı, borç türleri ve hukuki durumları farklı olabileceğinden başvuru öncesinde mali müşavir, yeminli mali müşavir veya ilgili vergi dairesinden görüş alınması tavsiye edilir.